Gebelik planlayan çiftlerde değerlendirme yalnızca kadına yönelik yapılmamalıdır. Ebeveyn olma hayali kuran çiftlerin tedavi sürecinde doğru adımlarla ilerlemek, zamanı en verimli şekilde kullanmanın ilk kuralıdır. Gebelik elde edilemeyen durumlarda akla genellikle ilk olarak kadın sağlığı gelse de, kısırlık vakalarının yaklaşık %50’si erkek faktöründen kaynaklanmaktadır. İlk olarak spermiogram ile testlere başlamak doğru bir yaklaşımdır. Erkek üreme kapasitesinin değerlendirilmesinde en temel testlerden biri spermiogram, yani sperm analizidir. Spermiogram; ejakülatın (meni örneğinin) miktarını, sperm sayısını, hareketliliğini ve sperm hücrelerinin şekil özelliklerini değerlendiren temel bir laboratuvar incelemesidir.

Spermiogram Neden Önemlidir?

  • Hızlı Sonuç Verir: Kadınlarda kısırlık araştırması çok aşamalı ve zaman alıcı olabilirken, spermiogram ile erkek üreme sağlığı hakkında tek bir testle çok net bilgilere ulaşılır.
  • Tedavi Yol Haritasını Belirler: Sonuçlara göre çiftimize aşılama (IUI), tüp bebek (IVF) veya mikroenjeksiyon (ICSI) gibi hangi tedavi yönteminin en uygun olduğu belirlenir.
  • Gizli Problemleri Açığa Çıkarır: Varikosel, hormonal düzensizlikler veya enfeksiyonlar gibi gebeliğe engel olabilecek durumlar bu test sayesinde erken fark edilir.
Peki spermiogram nasıl yapılır? Normal sperm değerleri nelerdir? Sperm sayısının düşük olması kesin olarak kısırlık anlamına gelir mi?

Spermiogram nedir?

Spermiogram, erkeklerde sperm üretimi ve semen özellikleri hakkında bilgi veren temel bir infertilite testidir. Standart bir semen analizinde genel olarak;
  • semen hacmi,
  • sperm konsantrasyonu,
  • toplam sperm sayısı,
  • sperm hareketliliği,
  • ilerleyici hareketlilik,
  • sperm morfolojisi,
  • canlı sperm oranı
gibi parametreler değerlendirilir. Bazı laboratuvarlarda semen pH’sı, viskozite, lökosit varlığı veya diğer özellikler de raporlanabilir. Ancak spermiogramın tek başına erkeğin “fertil(doğurgan)” veya “infertil (kısır)” olduğunu kesin olarak gösteren bir test olmadığını bilmek önemlidir.

Spermiogram nasıl yapılır?

Spermiogram için semen örneği genellikle mastürbasyon yoluyla, özel olarak ayrılmış bir örnek kabına alınır. Örnek verirken uygun ortam sağlanır ve kişi kesinlikle rahatsız edilmez. Test öncesinde laboratuvarın önerdiği cinsel perhiz süresine uyulması önemlidir. Örneğin Dünya Sağlık Örgütü’nün semen analizi için kullanılan referans yöntemlerinde örneğin 2–7 günlük cinsel perhiz sonrasında alınması önerilmektedir. Şartlar uygunsa teknisyen arkadaşlarımız tarafından kimlik kontrolü yapılır, kişinin/çiftin bilgileri kontrol edilir ve kaydedilir. Özel EWS sistemle karışıklık olmaması da sağlanabilimektedir. Meni örneğin tamamının kaba alınması önemlidir, yani meninin tümü bu kabın içine doldurulmalıdır. Özellikle ejakülatın ilk kısmında sperm yoğunluğu daha yüksek olabileceğinden, örneğin bir bölümünün kaybedilmesi sonuçların yorumlanmasını etkileyebilir. Kabın içine başka sıvı değdirmemelidir. Tek kullanımlıktır, steril açılır. İşlem sonrası spermlerle beraber imha edilir. Örneğin mümkün olduğunca laboratuvarın belirttiği koşullarda ve sürede değerlendirilmesi gerekir. Sperm verme işleminde sonra kabın ağzını sıkıca kapatarak, odadaki çekmeye yerleştirmeniz ve sonra uyarı ziline basılması gerekmektedir. Böylece laboratuvar ekibi derhal örneği işleme alacaktır. Numune verme işleminden sonra aynı odada mevcut olan lavabo ve duş ile kişisel temizliğinizi yapmanız mümkündür.

Sperm sayısı kaç olmalı?

Spermiogram sonuçlarını değerlendirirken yalnızca sperm sayısına bakmak doğru değildir. WHO’nun insan semen analizi için kullandığı güncel referans değerlerinde, genel olarak alt referans sınırı yaklaşık: Sperm konsantrasyonu: ≥16 milyon/mL olarak kabul edilmektedir. Toplam sperm sayısı için ise alt referans değeri yaklaşık: ≥39 milyon/ejakülat şeklindedir. Doğru bir tedavi planlaması için spermin sadece sayısı değil, mikroskobik anatomisi de kusursuz incelenmelidir. Umay tüp bebek merkezimizde sperm sayımı için özel Makler hücre çemberleri kullanılırken; morfoloji analizi ise milimetrik başarı oranlarını ortaya koyan Kruger yöntemi ile titizlikle gerçekleştirilmektedir. Bu Makler/ Kruger yöntemi, CASA (otomatik makinanın sayma) yönteminden daha güvenilir biilgiler sağlamaktadır. Ancak bu değerlerin altında olmak “kesinlikle çocuk sahibi olunamaz” anlamına gelmez. Benzer şekilde, referans değerlerin üzerinde olmak da gebeliğin kesin olarak gerçekleşeceğini garanti etmez. Sperm sayısı; hareketlilik, morfoloji, kadın partnerin yaşı ve üreme sağlığı, ilişki sıklığı ve diğer birçok faktörle birlikte değerlendirilmelidir.

Sperm hareketliliği kaç olmalı?

Sperm hücrelerinin yalnızca sayısının yeterli olması gebelik için yeterli değildir. Spermlerin önemli bir bölümü hareketli olmalıdır. Hareketlilik genel olarak;
  • İlerleyici hareketli (progressive motility): Spermin ileri doğru hareket ederek yumurtaya ulaşabilme kapasitesini ifade eder.
  • İlerleyici olmayan hareketlilik (non-progressive motility): Sperm hareketlidir ancak ileri yönde etkili bir ilerleme göstermez.
  • Hareketsiz (immotile): Hareket gözlenmez.
WHO’nun güncel referanslarına göre toplam hareketlilik için alt referans sınırı yaklaşık %42, ilerleyici hareketlilik için ise yaklaşık %30 olarak kabul edilmektedir. Ancak yine burada tek bir değer üzerinden “gebelik olur/olmaz” şeklinde değerlendirme yapmak doğru değildir.

Sperm morfolojisi nedir?

Sperm morfolojisi, sperm hücrelerinin şekil ve yapısal özelliklerinin değerlendirilmesidir. Sperm hücresinin baş, orta bölüm ve kuyruk yapısı mikroskop altında incelenir. Normal morfoloji oranı düşük olduğunda buna teratozoospermi denilebilir. WHO’nun güncel referanslarına göre Kruger/strict kriterleriyle değerlendirilen normal morfoloji için alt referans değer yaklaşık %4 civarındadır. Bu rakam hastalar tarafından sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır. Örneğin morfoloji %3 olduğunda bu, spermlerin %97’sinin “işe yaramadığı” anlamına gelmez. Sperm morfolojisi, diğer semen parametreleri ve çiftin klinik özellikleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Sperm sayısı düşükse çocuk sahibi olunabilir mi?

Evet, bir çok durumda doğal gebelik mümkün olabilir. Sperm sayısının düşük olması, gebeliğin kesinlikle gerçekleşemeyeceği anlamına gelmez. Bazı erkeklerde sperm sayısı düşük olmasına rağmen doğal yolla gebelik oluşabilir. Daha belirgin sperm bozukluklarında ise aşılama (IUI) veya tüp bebek tedavisi, özellikle ICSI (mikroenjeksiyon) gibi yardımcı üreme yöntemleri gündeme gelebilir.

Spermiogram neden birden fazla kez yapılabilir?

Sperm üretimi sürekli devam eden bir süreçtir ve semen parametreleri zaman içinde değişebilir. Ateşli hastalıklar, geçirilen enfeksiyonlar, yoğun stres, bazı ilaçlar, yaşam tarzı ve çevresel faktörler sperm parametrelerini etkileyebilir. Özellikle de son birkaç hafta içinde yüksek ateşli bir hastalık geçirildiyse, sperm kalitesi etkilenebileceği için testin ertelenmesi gerekebilir. Bu nedenle ilk spermiogramda anormal bir sonuç elde edildiğinde, özellikle klinik durum uygunsa tekrar semen analizi yapılması önerilebilir. Tek bir spermiogram sonucuyla kesin bir erkek infertilitesi tanısı koymak çoğu zaman doğru değildir.

Spermiogram sonucum düşük çıktı, ne yapmalıyım?

Anormal bir spermiogram sonucu karşısında ilk yapılması gereken, sonucu panikle değerlendirmek yerine nedeninin araştırılmasıdır. Gerekli durumlarda;
  • üroloji/androloji değerlendirmesi,
  • fizik muayene,
  • hormonal testler,
  • varikosel araştırması,
  • ultrasonografi,
  • genetik değerlendirme
gibi ileri incelemeler planlanabilir. Özellikle sperm sayısının çok düşük olduğu veya sperm hücrelerinin hiç bulunmadığı durumlarda altta yatan nedenin araştırılması önem taşır.

UMAY Tüp Bebek Merkezi’nde spermiograma yaklaşımımız

Erkek infertilitesini yalnızca “sperm sayısı” üzerinden değerlendirmiyoruz. Sperm sayısı, hareketliliği ve morfolojisi bir bütün olarak ele alınmalıdır. Gerektiğinde erkek partnerin klinik öyküsü, muayenesi ve ileri tetkikleriyle birlikte değerlendirme yapılarak, çift için en uygun tedavi seçeneği belirlenir. Bazı çiftlerde doğal gebelik mümkün olabilirken, bazı durumlarda aşılama veya tüp bebek tedavisi; ileri erkek faktörü bulunan hastalarda ise mikroenjeksiyon (ICSI) uygun seçenek olabilir. Bizim için amaç yalnızca bir laboratuvar sonucunu “normal” veya “anormal” olarak sınıflandırmak değil; o sonucun çiftin gebelik şansı açısından ne ifade ettiğini doğru şekilde değerlendirmektir. UMAY Tüp Bebek Merkezi Bilimsel yaklaşım. Kişiye özel değerlendirme. Doğru zamanda doğru tedavi.
Bültene Abone Olun

Tüp bebek tedavileri, üreme sağlığı ve Umay’dan güncel gelişmeler hakkında hazırladığımız içeriklerden haberdar olmak için bültenimize abone olun.